Aradığınız Neydi?

19 Ocak 2018

Umarım "İyi ki Annem Çalışıyordu" Der






Geçenlerde Danone Türkiye ve Kagider'in birlikte hazırladığı "İyi ki annem çalışıyor" kampanyasını gördüm sosyal medyada.

Şa-ha-ne bir proje!  

Üzerine konuşulabilir, nasıl geliştirilebilir öneri verilebilir ama yapılması gerekeni yapıyor olmaları kesinlikle takdir edilesi. 

Eleştirebilir miyiz peki? Her proje gibi illa eksikleri vardır. "Şunun da şurasını eksik düşünmüşler aman bu kadar geç yapmışlar, kampanya lansmanına da kimleri davet etmişler, bunları düşünmüşler de bizi niye düşünmemişler" diye konuşabilir miyiz? Ya konuşmayalım bu sefer eksiklerini. Bir kere de eleştirmeyelim mesela. 

Hadi farklı bir şey yapalım ve bardağı kaşıkla dolduranların yaptıkları işi kepçeyle boşaltmayalım bir kere de. 

Niye mi yazıyorum? 

Projeyi gördükten sonra bir grup çalışmayan annenin haklı(?) serzenişlerine denk geldim instagramda. Kampanyanın "İyi ki annem çalışıyor" mottosu ile çalışmayan annelere kendilerini kötü hissettirebileceğini iddia ediyordu. Bunun üzerine baya düşündüm gittim geldim. Ama yok!! Ne alaka? 

Kampanyanın konusu belli, hedef kitlesi, amacı belli.

 ÇALIŞAN | ANNELERE | DESTEK   !!!!!!!!

Ben hiçbir yerde, çalışmayan annelere karşı bir mesaja denk gelmedim. Çalışmayan annelerin çocukları mutsuz olur, depresyona girer, seri katil olur falan diye bir şey de görmedim paylaşımlarda. Kaldı ki proje mesaili bir işyerinde çalışmayan anneler ve  girişimci anneler de vardı. 

-Mesai saatleri belli olan, ev dışında, verdiğim emeğin ve zamanın karşılığında ücret alan-Çalışan bir anne olarak ben şöyle düşünüyorum çalışmak ya da çalışmamak bir tercih. Maddi ya da manevi çalışmak zorunda olan, çocuğunu evde bakıcıyla/büyük annelerle ya da kreşte bırakan ve işe giden; bundan aşırı derecede suçluluk duyan bir sürü kadın var. 

Bununla beraber iş yerindeki koşullardan dolayı çok zor şartlarda yaşayan, ev işlerine destek alamayan bir de işten gelip evinde mesai yapan bir sürü anne var. 

İşte tam da bu anneler için diyorum ki; iyi ki böyle bir proje var!

Türkiye 'de zaten kadın erkek çok zor şartlarda çalışıyoruz. Bunun yanına kadının hayatta aldığı fazladan sorumluluklar, babaların ebeveynliğe ve evdeki zorunlu yükümlülüklere bakış açısı, maddi olanaksızlıkların ayrıca insanı ruhen ve bedenen yıpratması fazlaca kadını zorlayan süreçler. Babaların daha çok babalık izni alması, kadının yükünün onlara anlatılması(çünkü aslında bu yükü annelerinin ve babalarının öğretmesi gerekiyordu ama cinsiyet eşitsizliği)   ve evde de iş'te de eşit koşullar altında bulunabilmeleri için böyle, bir değil bir sürü kampanya olmalı. 

Sırf bu eşitsiz yükü kaldıramayıp çalışmayı sevdiği halde, işi bırakıp çocuğu ile zaman geçirirken depresyona giren, mutsuz olan anneler de var.

Zaten bu projenin hedef kitlesi de aslında bu anneler. Ben yazıyı okuduğumda " Kaç kişiyle olduğunun bir önemi olmadan biz çalışan annelerin yetişkin çocuklarıyla konuştuk ve annem keşke çalışmasaydı demediler. Sen de eğer çalışmak zorundaysan ya da çalışmak istiyorsan biz burada senin hayatını kolaylaştırmak için bir grup insan çalışıyoruz. " mesajını aldım. İnsan hangi soruyu soruyorsa o cevabı alıyor. 

Çalışmayan anneler evde oturuyor gibi bir iddiam asla yok, keza çalışan anneler de eve gelip hiç ev işi yapmıyor diye de bir şey yok. Hatta bu kampanyadan nasıl böyle bir sonuç çıkarılabileceğini gerçekten anlamadım.

Hani deselerdi ki "Neden iyi ki annem de babam ya da ebeveynlerim değil?" diye gerçekten anlayabilirdim.

Daha önce kendim 2 süreci de Çalışan ve Çalışmayan Duygu olarak tecrübe ettim hatta şu yazıda da bu süreçleri biraz anlatmıştım.

Defne büyüdüğünde hashtag olur mu bilmem ama #İyikiAnnemÇalışıyor desin çok isterim. Bu bizim ilişkimizde bir sorun yaratmasın, onu bırakıp işime gittiğim her gün içimde bir noktada kalan o soru işareti his için ileride "amaaaaannnn boşa kaygılanmışım" diyebilmek gerçekten çok isterim.

Ve hatta "Iyi ki annem çalıştı" ve hatta "Iyi ki anneannem çalıştı"
Yeri gelmişken ben de onların içini rahatlatayim😄


Sonuç olarak da iyi şeylerin destek görmesi gerektiğine inanıyorum ve d
üşünenin, bu konuyu projelendirenin,  çalışan anne olmuş kadıların yanında olanın, eline emeğine sağlık. İş hayatına dönüşü kolaylaştıracak, kadının yükünü azaltacak projelerin devamı da gelir umarım.

Bu projenin taşıdığı amacı görmezden gelen ve bu projeyi eleştirenlerin de erkekler değil kadınlar olması zaten kadınların sosyal ve ekonomik anlamda asırlardır yaşadığı en büyük problem değil de nedir?

Birbirimize olumlu ve yapıcı görüşler sunmaya çalışsak bugün kadınların geleceği nokta çok başka olurdu. Anneler kız çocuklarının eteğinden çekmese, kız arkadaşlar başarılı arkadaşlarını takdir etmeyi öğrense, çalışmayan anne "ben bunu tercih ettim ya da etmek zorunda kaldım ama o çalışıyor ne de güzel yapıyor" dese, çalışan kadın çalışmayan kadının halinden anlasa, bir düşsek birbirimizin yakasından.

Biraz daha az eleştirsek, biraz daha çok empati kursak, biraz daha kaşıkla bardağı doldurmaya çalışana çay kaşığıyla da olsa yardım etsek... 

Hoş olmaz mıydı?

Sevgiler,



Bu yazıyı yazarken de işaret gibi karşıma çıkan Kızılderili Atasözünü de buraya bırakmak istiyorum;

"Biri hakkında karar vermeden önce onun makosenlerini giy ve ay üç defa görünüp kayboluncaya kadar karar verme." Kızılderili Atasözü

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme