Aradığınız Neydi?

02 Ocak 2018

Geçtiğimiz Yıl Ne Yaptığımı Biliyorum




Hadi geriye dönelim, bu bir yılda neler öğrendik?

Kısacık bir süre yaşadığımız hayat...

Dünya 4,5 milyar yaşında

Ve sadece ortalama 60 yıl falan yaşıyoruz.

Düşünsenize bütün Dünya zamanında bir göz açıp kapamalık zaman dilimi.

Daha da önemlisi ölümün ne zaman geleceğini, hayatın bize bir gün sonra neler verebileceğini ya da bizden neler alıp götüreceğini bilmeden yaşıyoruz.

Hunharca harcıyoruz zamanı farkında olmadan. Halbuki ne evler, ne arabalar, ne mal, ne mülk sahip olduğumuz en en değerli şey elimizdeki zaman.

Bir de işte sevdiklerimizle geçirdiğimiz acı tatlı anlar, anılar.

Bu yıl başımızdan çok kötü bir kaza geçti ve bu kaza bizde çok büyük değişimlere neden oldu.


İlgili resim




Ciddiye aldıklarımı saldım, umursamadıklarımı ciddiye almaya başladım bu sayede...

Kazadan bir hafta kadar öncesinde aklımda olan tek şey üzerimdeki fazla işyükünü tek başıma nasıl taşıyacağım ve de başarısız olmamam gerektiğiydi.

Sonra kaza oldu...

Dedim ki "Ne önemi var?"

İşlerin, iş yerindeki başarıların başarısızlıkların ne önemi var? 18000 de 1 kişiydim. Yapacağım hatanın hiçbir önemi yoktu çünkü telafi edilebilirdi. Kötü giden performans, başarısızlıklar, hatalar hepsi telafi edilebilirdi. Terfiler bugün alınmazdı 3 ay sonra alınırdı. Ne önemi vardı? Maaşım bugün yetmezdi yarın yeterdi ne önemi vardı? Kızıma bugün anneannesi bakardı, yarın büyük teyzesi, halası, babaannesi... Ne önemi vardı? Bakıcı tutabilecek kadar iyi degildi maddi durumum ne önemi vardı? Hiçbir şeyi tam olarak yapamıyordum. Ne önemi vardı? Sanki Dünya'nın yükü tek benim üstümdeydi ve bunu gören ve takdir eden kimse yoktu ama başkalarının ne düşündüğünün de aslında bir önemi yoktu.

Hayat çok kısaydı. Bak işte bir yıl daha geçti ve bitti hem de göz açıp kapayıncaya kadar.

Bugün saçma sapan sebeplerle didişip durduğum insan bir gün sonra ölebilirdi ve geri kalan hiçbir şeyin önemi kalmamıştı artık. Zamanımızın tükeneceğini biliyoruz ama en canımız olanları kaybetmekle karşı karşıya kaldığımız anları hep unutuyoruz. Çünkü aslında insan beyni mükemmel çalışan bir mekanizma ve kendini bazı şeyleri unutturarak koruyor.

Bu değişimin bir sürü negatif ve pozitif etkisi oldu tabii ki.

Hayat durdu diye anlattım çünkü bir an için son hızla gittiğim bir aracın içinde duvara tosladım ve gerçekten kazada işte tam olarak böyle olmuştu.

İlmek ilmek çocukluğumdan beri hazırlandığım kariyerimin artık bir önemi yoktu çünkü çocuğuma sürekli olarak bakacak kimse kalmamıştı. Bir bakıcı tutmak için almam gereken bir zamdı ama o da o anda hiç önemli değildi çünkü gerçekliğim değişmişti. Çocuğumdan o an için ayrı kalmak istemiyordum. Bir de bazı zamanlar bazı insanların ya da yaşadığımız dünyanın bir şekilde çirkin taraflarını gözümüze gözümüze sokuyor. Tercih yaptım. İşi bıraktım. Çalışmayı sevmediğimden değil o an için gerçekten bir işe sahip olmadan sadece ailemi düşünmeye ihtiyacım olduğundan(Tabii ki her şey de olduğu gibi bunun da bedelini ödedik aile bütçesinde küçük çapta bir delik oluşturdum ama olsun para nasıl olsa kazanılıyor) Ve de kimseye küsmedim. Herkes kendi seçimlerinin sonuçlarını yaşıyor bu hayatta...

Eninde sonunda hayat kandırdığımızı sandığımız yerden yapıyor sınavını ve sonucunu yaşayarak öğreniyoruz. Hayat hep tercihlerimizin bedelini ödetiyor.

Bu kadar ölümle burun buruna gelip, kaybetme korkusuyla yüzleşince de insan sorunları çözmek ya da sorun olan şeyleri çözemiyorsak yaşam alanımızdan çıkartmak gibi 2 basit seçim olduğunu da öğreniyor ya da ben öğrendim ve hatta herkes öğrense keşke bir zahmet.


Bir çocuk gibi sadece seni sevmiyorum ya da seni hayatımda istemiyorum diyip devam edebilecekken...

Hayatı ciddiye almak yerine geri kalan her şeyi fazla mı önemsiyoruz sizce de?

İşte böyle bırakmaya karar verdik.

Fazla olan her şeyi çünkü istemedik önemsiz detaylara takılmak.

İşimizi bıraktık,

Yaşadığımız evi hayatı bıraktık,

Gözümüze fazla gelen eşyaları bıraktık,

Hayatımızda fazlasıyla tahammül gösterdiğimiz ve gereksiz yere enerjimizi çalan insanları bıraktık,

Trafiği, Gürültüyü, Hastalıkları, Gri Şehri ve Yaşamaya Çalışanlarını bıraktık,

Sevmeye değer insanların birbirini bırakmayacağını daha önce öğrenmiştik...

Yine de bazı insanlara son bir şans verdik onlar bilmeden, veda etme şansını hediye ettik onlara alan aldı hediyemizi almayanın canı sağolsun

Ben ruhuma gereksiz olan tüm yükleri şehirde bırakmaya karar vermiştim çünkü...

Ben bıraktıkça hayat bana çok güzel şeyler vermeye başladı...

Çünkü %100 kapasitedeymişim aslında ve yer yokmuş yeniye ve yenilenmeye...

Sanki.....

Kafesin kapısı aslında hep açıktı ama tekerleğinde dönüp durmaktan özgürlüğüne ulaşamayan bir hamsterdım.

Sonra ne oldu biliyor musunuz?

Tekerlek kırıldı.

Tekerleğin kırıldığına üzülmek yerine kapıdan çıktım, meğer çıkma cesareti gösterdiğimde kırıntı kırıntı önüme atılan havuçlar kapıda bekliyormuş. Kafesin kapısı ardımdan tamamen kapandığında artık hiç korkmuyordum. Bir kere gerçek özgürlüğün kokusunu alan o kafese geri dönmezmiş zaten. Bu nedenle işte içeriden çıkmayı akıl edemeyelim diye havuçları tam saatinde serpiyorlarmış kafese, suyu zamanında veriyorlarmış, tekerlekler asla bozulmuyormuş...

Fazla ciddiye alıyormuşuz,
tekerleği hayat zannediyormuşuz,
kafesi özgürlük

Bir sene içinde insan dünyası yıkıldı zannedip kendine yepyeni bir hayat kurabiliyormuş

Elindekilerin kıymetini anlıyormuş

Bağıra bağıra müzik dinlemeyi

Bir çocuğun bir taşa 48 dakika bakışına hayret etmeyi

Çocukluğuna geri dönmeyi

Çocuk gibi sevinmeyi, heyecanlanmayı, sokağın ortasında dans etmeyi, yağmurda sek sek oynamayı tekrar sevebiliyormuş


Biz 2017'de farkında olmayı, fark etmeyi tercih ettik.

Şikayet ettiklerimizi değiştirme cesaretini gösterdik bir kez daha.

Streslerinmizi bir şehre yükleyip şehri de arkamızda bırakıp tamamen bilmediğimiz bir şehirde biraz OZ Büyücüsü tadında bambaşka bir deneyim kapısını araladık.

2017 benden aldıklarının yerine bana çok güzel şeyler verdi.

En çok da elimdeki güzellikleri görme becerisini verdi


Aman ya can çıkmadıkça umutta kesilmiyor algısı başka bir şey :)

Ne dilemiştim 2016 31 Aralık gecesi 

Aşkla çalıştığımız isler, aşkla gezdiğimiz yollar, ille de aşk olsun... İyisiyle kötüsüyle kucak açtık yeni yıla...


Bütün bu depresif şeylerin ardından tam da dileğim gibi çılgınlar gibi gezdiğimiz sürekli #eddesyollarda etiketi altında bir sürü paylaşımda bulunduğumuz bir döneme girdik. Bir çok paylaşım storylerle birlikte tarih oldu maalesef :)

Kaş - Akyaka - Şirince - Alaçatı - Salda beşgeninde Denizli'de deniz bile yok diyenlere inat neredeyse çoğu haftasonlarımızı deniz ya da göl ya da bir mağara gölünün yanında geçirdik.

O kadar ki Defne yazın bittiğini çözemedi çünkü Eylül sonu hala Kaş'a gidiyorduk koştur koştur :) Daha da gidecektik de havalar birazcık bozdu bir de başka planlar yapmaya başladık.

Velhasılı kelam olan biten tüm kaotik gibi görünen şeylerin sonunda 2 dileğimde olmuş. İşte dilekleri yazmak bu yüzden de çok önemli. Tüm koşturmacanın içinde insan hayallerine ulaşınca daha bir mutlu oluyor.

İstediğim yollarda hayat, kafama uyan bir kreş, çalışmaktan mutlu oluyorum zaten umutluyum ki karşılığını bulduğum bir iş, ilişkimizin 10. yılını evliliğimizin 5. yılını bitirecek olmamıza ve bir sürü anlaşmazlığa bolca tartışmaya illa ki bir sürü maddi manevi sıkıntıya rağmen eninde sonunda tüm zorluklara karşı birlikte savaştığımız ve aşkla baktığım bir eş...

Hayat bize güzel doğru...

Hayat bize güzel oluyor, çünkü biz o güzellik için bütün enerjimizle, büyük emek harcayarak, çok sabırla, tırnaklarımızla kazıya kazıya zor yollardan yaralana berelene geldik çok şükür. Neticede pes etmeyince ve çok sevince ve bardağın dolu tarafına bakmayı öğrenince bir şekilde oluyor şükür...

Darısı isteyen ve emek harcayan herkesin başına diyelim 💕😍

İşte bu yüzden iyisiyle kötüsüyle kucak açtım 2018 yılına.

Zaman çok kıymetli ve harcadıklarımızın bir anlamı olmalı.

Dilerim ki;

İyisiyle kötüsüyle geçirdiğimiz zamanın kıymetini ve önemini anladığımız, iyileştiğimiz kendi acılarımızı onardığımız, geçmişimizi kabullendiğimiz, iyileştirmek için enerjimizi kullandığımız bir yıl olsun... 


Akıldan çok ortaya emek koyabildiğimiz, taşların altına elimizi soktuğumuz, etrafımızdakilere sorunlarını söylemek yerine gerçek ve uygulanabilir çözümler bulduğumuz, çözümün parçası olduğumuz bir yıl olsun... 

Havadan para gelmesini beklemek yerine bütçemizi doğru yönettiğimiz, ne nereden geliyor nereye gidiyor anladığımız, harcadığımız zamanın karşılığında kazandığımız paraların kıymet gördüğü, borçlarımızı düzenli ödeyebildiğimiz, evdeki eşyaların bizden daha az değerli olduğu, kendimize yatırım yapabildiğimiz bir yıl olsun... 

Şikâyet ettiğimiz her şeyi değiştirebilecek cesareti kalbimizde, ve bunu gerçekleştirme yollarını aklımızda bulabildiğimiz bir yıl olsun... 

Daha sağlıklı olduğumuz, kendimizi daha çok sevdiğimiz, doğru beslendiğimiz, kendimize ruhen olduğu kadar bedenen de iyi davrandığımız, daha fit bir yıl olsun... 

Kısacası bolluk, bereket, sağlık, huzur bizimle olsun... 

Yine yeniden yukarıda da söylediğim gibi geçen seneki dileğimi de ekliyorum sonuna

Aşkla çalıştığımız isler, aşkla gezdiğimiz yollar, ille de aşk olsun... 


İyisiyle kötüsüyle kucak açtık yeni yıla

Hoşgeldin 2018❣🙏🎁









Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme