Aradığınız Neydi?

20 Mart 2017

"Hayır", Hayır mıdır?

Hayır

Hayır

100 bin kere Hayır

İnanmıyorum sana

Barış Manço








"Hayır dedim bitti"

"Hayır demedim mi ben size"

"Kaç kez hayır demem gerekiyor?"


Bunlar annemin biz büyürken en çok kullandığı cümleler olabilir.

Aşağıdakiler de bizim Stark'ı eğitirken en çok kullandıklarımız



"Hayır oğlum sofradan ekmek yiyemezsin"
"Hayır oğlum bahçeye çiş kaka yok"
"Hayır oğlum yatağa çıkamazsın ama bazen de çıkabilirsin aaa hep çıkmaya başladın"








































Tamam işte şu anda anlatmak istediğim noktadasınız

Annemin bizi yetiştirirken, bizim Stark'ı yetiştirirken ve hatta Defne 8 aylıkken yapmış olduğumuz temel hatalardan biri bu

<<"Hayır" kelimesinin içini boşaltmak>> olarak adlandırmıştı sevgili doktorumuz

Ben buraya bir de doktora ay ay sorulacak sorular listesi hazırlayayım bari, çünkü bu soruya Defne'nin artık bazı şeyleri anladığı ve dinlediği, dolayısıyla burada nasıl bir yönlendirme yapmamız gerektiği sorusuyla gelmiştik.

HAYIR kelimesinin azı karar çoğu zarar gerçekten de

Ne kadar az kullanırsak etkisi o kadar fazla oluyormuş

Çocuğumuzun özgürlüğünü kısıtlamadan, ona sınırlar çizebilmemizin anahtarını bu kelime(nin olabildiğince az kullanılması) sağlıyor.

Hayır denecek konuların ebeveynler ve anne çalıştığı durumlarda bebekle birebir zaman geçirecek tüm kişiler tarafından doğru belirlenmesi gerekiyor





Mesela güvenlik ile ilgili konular (yanan ocağa elini değdirmeye, prize parmağını sokmaya çalışması gibi) yani net bir şekilde bugün de, yarın da, 10 sene sonrada kesinlikle hayır olacak konularda hayır kelimesi kullanılabilir.


Bir örnekle detaylandırmak istiyorum konuyu

Emekleyen bebemizin ağır ağır aşağıda yer alan uzatma kablolarına doğru yöneldiğini fark ettik ve kabloya ulaştı net ve kuvvetli bir şekilde "Hayır" dedik ve bebeğimizi aldık. Çünkü elektrik aletler, prizler, güvenlik açısından son derecek riskli ve tehlikeli.  "Aaa, bak burada çok güzel bir oyuncak varmış gördün mü?" dedik biraz oynadık. O ne yaptı? Bizimle oynar gibi yaptı fakat ilk fırsatta tekrar harekete geçti. Bu sefer hayır demeden doğrudan onu daha uzak bir noktada oyalayacak bir şey bulduk ve hareketlerimizle anlattık, tekrar ve tekrar.

Kolay değil! Ciddi boyutta bebekle ilgili her şeyde olduğu gibi sabır gerektiriyor.

Aynı şeyi 32879382 defa yaptıktan sonra bile aynı sabırla tekrar başa sarmak gerekiyor fakat işe yarıyor.

Geçenlerde bir yabancı Defne'ye "hadi gel seninle bakkala gidip çikolata alalım dedi ve babası Defne'ye bir kere "HAYIR" dedi Defne doğrudan bizim yanımıza geri geldi.

Bu ilk kez olan bir şeydi ve bizim bu konuda iyi ilerleme kaydettiğimizin de habercisiydi




Gelelim değişken ve kontrol edemediğimiz ve edemeyeceğimiz konulara

Mesela ekran ve cep telefonu kullanımları

Biz evde televizyon kullanımını oldukça sınırlandırdık. Defne'nin algısı açıldıkça da onun uyanık olduğu saatlerde televizyon kullanımını neredeyse sıfıra indirdik.
Hiç kolay değil kabul ediyorum. Zor bir şey 1,5 yaşındaki meraklı bir bebeği sürekli kontrol etmek ve ilgisini ve merakını cezbedecek bir şeyler bulmak.
Bazen kafayı yiyecek gibi oluyorum, özellikle yemek yapmam ya da evi süpürmem gerektiğinde "Ne olurdu da azıcık pepe izleseydi" diyorum ama izletmiyorum.
İzleteni de kınamıyorum ayrıca... Geçen sene Emre'nin gelmesine yakın yemek hazırlamam gereken saatlerde ya da arabada giderken oto koltuğunda ağlama krizi geçirdiği zamanlarda ona Youtube'dan "Susam Sokağı- Sevdiğim Sayı 6" ya da " Super Simple Songs" kanalından şarkılar açıyordum. Sonra fark ettim ki ben şarkı söyleyince de aynı etkiyi yaratıyor hepsini bıraktım sadece ben şarkı söyledim. Kırmızı Balık - Ali Baba'nın çiftliği en başarılı uykuya geçiren şarkı listemiz mesela. Mutlaka deneyin işe yararsa süper olur yaramazsa da 0=0 kalırsınız en azından denemiş olduğunuz için içiniz rahat eder. Ben olabildiğince az görsel kullanılmış yalın videoları  tercih ettim.






Bir liste yapacak olsaydım ilk 5 şöyle olurdu
!!!Uyarı!!! İş toplantılarınızda geri planda bu şarkıları duyabilir, hatta kendi kendinize söylerken yakalanabilirsiniz


*Susam Sokağı-Sevdiğim Sayı 6
*Anne Söyler - Kırmızı Balık
*Anne Söyler - Ali Baba'nın Çiftliği
*Super Simple Songs - Five Little Ducks
*Super Simple Songs - How Many Fingers?

Sadece ona değil kendimize de kurallar koyuyoruz onu büyütürken. Birlikte büyümek en sevdiğim

Buna rağmen hayat hep ev dediğimiz kutunun içinde geçmiyor, geçemez ve hatta geçmemeli

Dışarı çıkıp bir kafeye gitseniz orada da ekranlar var. Bir yere misafire gittiniz zaman gel sana telefonu göstereyim dediler dikkatini çekmek için, her seferinde gerilip, üzülmeye, bu sebeplerden ötürü kalp kırmaya gerek yok.

Bunun önlemini de biz evde Defne telefonlarımızı almak istediğinde "hayır" kelimesini kullanmayarak aldık. Bunun yerine "Bu benim telefonum ve şu anda bununla oynamanı istemiyorum." dedik







Sadece ona değil kendimize de kurallar koyuyoruz ve uyuyoruz.
Ben Defne'ye ne kadar çok Hayır dediğimi doktor söyledikten sonra fark ettim mesela.
Bir ara söylemeyeyim diye bacağımı çimdikliyor ya da dilimi ısırıyordum. Durun panik yok canım yanacak kadar değil, mazoşist değilim neticede :) Sadece kendimi uyardığımı kendime hatırlatacak kadar.

8 aylık bebekte bile net olmaya çalışıyoruz.

Telefonu bir gün kullanacak, kullanması da gerekiyor, bu nedenle geniş bir zaman için değil o an için kullanmasını istemediğimizi belirtiyoruz.

Vereceğimiz zaman da "şu an oynayabilirsin izin verdim" diyorum

Bunlar %100 yapın yapmazsanız olmaz şeyler mi tartışılır?

Uzman adı altındaki kişilerin bile bir güne bir gün ne dedikleri değişiyor.

Bugün, "Çok zararlı tv izletmeyin. Hiperaktivite ve otizme sebep oluyor olabilir" derler yarın öbür gün "50 çocuk tv izlemiş süper zeka olmuş" da diyebilirler kim bilir? Yıllar süren araştırmalar ve sonuçları neticede. Ama bu bir risk mi risk. "Neden çocuğumu riske atayım?" diyorsanız sabredebilirsiniz, ya da "Aman bize bir şey olmaz bak ben izledim bir şey mi?" oldu da diyebilirsiniz.

Daha çok nasıl bir ebeveyn olmak ve çocuğunuza ne vermek istediğinize bağlı bir şey bu.

Şu an bunu okuyorsanız belki siz de bizim kafadan, ilk 2 yıl ekstra ekstra yorulup sonra daha sakin bir hayat yaşamak isteyenlerdensinizdir kim bilir?

Hayır konumuzu burada sonlandırırken bir sonraki konu başlığımı da yine Ha ile başlayıp Havuz konusuyla devam ettireceğim.

Sizce bebekler 2 yaşın altında havuza girmeli mi?

Sevgiler,

eDde's