Aradığınız Neydi?

27 Mart 2017

Eski Türk Filmlerinde Çıkarılacak Ders Var Mıdır?





Tatlı Dillim filmine denk geldim ve
Filiz Akın, Tarık Akan, Münir Özkul hepsini tek tek saymak istiyorum şu anda oyuncuların
Her biri bin bir fedakarlıkla oynamışlar çünkü.
Nerede şimdinin imkanları kazanılan paralar, nerede o zamanın Yeşilçam filmleri.
Çok severim ne güzel filmdir
İzlemeye doyamadım bir türlü
Gecenin Bir yarısı denk geldim yine izlemeden yatamıyorum
Onlar gerçek sinema emekçileri ve gerçekten çok iyi oyunculuklar

Bir de senaryo kısmı var tabi

İzlerken kafam durmadı, konuşup duruyorum kendi kendime...
Bu ara en çok canımı yakan konulardan biri kadın algısı... Erkeğin kadına bakışı, kadının kadına bakışı, kadının toplumdaki yeri ve en önemlisi kadının kendine bakışı...

Toplumsal Cinsiyet ve Cinsiyet Eşitsizliği yani

Sadece bir sahnede köyün hocasını (Filiz Akın) anlatıyor isim vermeden muhtar ( Münir Özkul) herkes tabi hoca ve yapılan işleri duyunca erkek zannediyorlar hocayı.

Halbuki hoca Emine Öğretmen
Çok kıymetli bir köy öğretmeni

Türk kadını yere göğe sığdırılamıyor filmde

Bütün iyi ahlak timsali huyların yüceltildiği ve kötü ahlakın ayıplandığı insanları iyiliğe sevk edecek filmlerden

Emine Öğretmen
Kendini köy çocuklarına ve o köyde yaşayan her insana adamış, kimsesiz olmasına rağmen kendi ayakları üstünde durmuş çalışmış çabalamış öğretmen olmuş genç bir kadın

Köyün yolunu yaptırıyor, suyunu getiriyor, Fransa'dan kovanlar getiriyor, hastalara bakıyor, çocuklar için aşılar getirtiyor, genç kızlara dikiş nakış kursu veriyor...

Çocuk aklımla izlediğimde çizdikleri kadın profilinin, tatlı bir aşk masalının içinde, aşık olmuş terk edilmiş ve sevdiğinin peşinden gitmiş bir kadın olarak kaybolduğunu bu gece izlerken fark ettim. Ne acı?

Bir de şimdiki dizileri düşündüm



yaz dizileri 2017 ile ilgili görsel sonucu
2017 yaz dizileri
(görsel filmdizihaber.com dan alıntıdır)
Ne zamandan beri yaratılan karakterlerdeki okuyan kadınların hepsi şirret, kötü kalpli, aşırı hırslı ve ahlaksız...

Tam bir diziyi seveceğim, böyle eğlenceli romantik komedi tadında başlıyor, bir bakıyorum başrol oyuncusu zengin erkek.
Zengin erkeğin yanında(!) çalışmaya başlamış bir kadın, asistan mı olur, aşçı mı olur, şoför mü olur bilinmez. Fakir ama gururlu ama adamın yanında çalışan okuyamamış ya da okumuş ama hala fakir olan kızın karşısına, iyi bir bölümden mezun, maddi durumu o anda çok iyi olan ( O hale ne zaman ve nasıl geldiği önemli değil, çalışmış çabalamış kazanmış olabilir, o önemsiz (!) detayı vermiyorlar dizide) ama karşısındaki insanları aşağılayan, yalan söyleyen, rahatsız eden başka bir kadın daha.

Bunu kim niye pazarlıyor, bu diziler neye hizmet ediyor bilmiyorum ama acilen durmalı...
Genç kızlar izliyor bu dizileri ve genç erkekler...
Ülkemizin geleceğine ne ekildiginin farkında mıyız acaba?

👉Okuyan kadın kötüdür!
Bir kere bu mesaj o kadar açık seçik ve aleni veriyor ki rahatsız oldum izlerken
👉Okumasan da bak böyle zengin bir adamın yanında çalışır adamı tavlarsın olur biter? mi
👉Kendi işine gelmediği bir şey olduğunda karşındakinin kuyusunu kaz olur biter mi?
👉Yalan söylemeyen bir tek insan yoktur mu?


Burada şirret okuyan kadınlar, ya da okumayan yalancılar

Öbür tarafta naif, zarif, samimi, iyi, Emine öğretmenler

Geleceğimiz için hangisini istiyoruz?

Bu entrikacı, var olma amacı bir erkeğin eşi olmak olan (ya da olmadığını iddia etse de kendini sürekli iten kakan adamın yanında bulan), en ahlaklısı bile yalan söyleyen, sadece aşık olduğunu anladığımız zayıf karakterli kadınlar mı?

Yoksa güçlü, özsaygısı yüksek, okuyan kendini geliştiren, sadece kendine de değil topluma da faydası olan, kendi başına var olmuş, kendini sadece aşık olduğu adamla tanımlamayı reddeden Emine Öğretmenler mi?