Aradığınız Neydi?

06 Haziran 2017

Uyumak ya da Uyumamak... İşte Bütün Mesele Bu!!

Şubat 2016 Tuzla


UYKU


Şu 24,5 ayda değerini kat be kat anladığım ve yokluğunu çok derinden hissettiğim hatta ona sahip olamayınca aşırı mutsuz olduğum şey.

Uyku eğitimi konusunda çok fazla yazı var piyasada. Biri "bırakın ağlasın alışır" derken, öbürü "aman ha sakın ağlatmayın güvenli bağlanamaz öcü olur sonra çocuk" falan diyor. Biri ağlamazsa uyumayı öğrenemez derken, öbürü ağlatmadan da öğrenebilir diyor...

Falan filan,
Yine her kafadan bir ses çıkıyor, her fikri olan sanki insan bir bilgisayarmış ve yeni bir fizik kanunu ispat etmiş gibi diğer bütün konuyla ilgili yönlendirmeleri ve araştırmaları karalıyor, uykusuz annelerin zaten ruh sağlığı ve psikolojisi oldukça dengesiz bir haldeyken bu durumda insanı oldukça yoruyor.

"Niye net bir şey yok?"
diye insanın gıcık olası geliyor ama söz konusu insan olunca hele de bir de bebek olunca nasıl net bir şey olsun ki?


Mayıs 2016 Denizli


Ben hem çok çektim hem de aslında çok uzun süredir rahattayım ama her uykusu bozulduğunda tekrar o karanlık günlerin hissi üzerime üzerime çöktüğü ve unutamadığım için "hah yaa!! Defne'de çok rahat bebekti. Koydum mu uyurdu yaeeğğ? Hiç çektirmedi benim çooocuuğğummm annesine" deme noktasından oldukça uzağım biri de böyle dediği zaman gerçekten cinnet geçirecek noktaya geliyorum. Bir süt bir de uyku meselesi hassas konu. Eğer yardımı olmayacaksa karşı taraf sussa çok daha iyi olacak...


Ben çocuk doktoru ya da pedagog ya da uyku uzmanı falan değilim. Sadece kendi tecrübelerini paylaşan bir anneyim. Aşağıda yazdığım her şey sadece benim çocuğumla yaşadığım tecrübelerim ve okuduklarımın süzgecimden geçmiş halidir.

Şu anki uyku düzenimizi kolaylaştıran bir kaç konu var onlardan bahsetmek istiyorum.
Sonda da bizim uyku eğitimi maceramızı anlattım isteyen doğrudan oraya geçebilir.


Mayıs 2017 Denizli

EMZİK


Defne emzik alsın diye çok uğraştım. O attı ben geri verdim, o attı ben geri verdim. Daha yolun başında iseniz benim hayatım hala çok kolay. Şimdi gün içinde emzik istese de vermiyorum "Emzik uyurkeeeeğğnnn" diyip geçiştiriyorum. Emziği bırakmamız gereken noktada da eğer zorlanırsak emzik uçlarını kesip "aaa bozulmuş" demeyi düşünüyorum :)
Gıcık anne ben :)


Sağdığım sütü kendi kucağımda biberonla Defne'ye verirken
Defne 4 aylık

BİBERON

Defne meme bağımlısı bir bebekti. Memede rahatlıyor meme ile uyuyor canı acıyınca, uykusu gelince, huzursuz olunca hep meme istiyordu. Ben Defne 5,5 aylıkken işe başlayacağımı bildiğim ve arada başkaları da Defne ile ilgilenebilsinler diye anne sütünü ara ara biberon ile veriyordum. Memeyi reddetmedi hiç ama biberona da alıştı bu sayede. Şimdi geceleri biberon ile süt veriyorum, sütü içiyor emziğini alıyor ve kendi kendine uyuyor. (Defne 15,5 aylık)


Çok zor ve gazlı hiç uyumadığımız 1 gecenin sabahında 


GECE BESLENMESİ

Bir arkadaşımın doktoru ona 40 günlük sürenin sonunda demişti ki
"Bu bebeğin ve senin uykuya ihtiyacınız var. Ve onun büyümesinde ve senin süt üretiminde beslenme kadar uyku da önemli. Saat 12 ile 5 arası artık emzirmeyeceksin" Dünyanın en tatlı doktoru olabilir. Benim doktorum illa emzireceksin demişti ve Defne'nin uyku düzenini komple yerle bir etmiştik.  

Çünkü Dünya'nın en yoğun hastanesinde doktorluk yapıyordu. İstediği kadar hastalarıyla detaylı ilgilenemiyordu ve tüm doğru soruları sormadığı için de bizi arada sırada yanlış yönlendirebiliyordu. Bunları da kendisi butik bir hastaneye taşındıktan sonra fark ettik. Her görüşme süremiz 15 dkdan 1 saate çıktığında anladık ki aslında doktorumuz kapital düzenin ve İstanbul'daki özel hastane sektörünün 1 çıt yanına kaydığında gayet ilgili, daha detaylı tetkikler yapıp küçük hastasını tanıyan, anlayan ve doğru yönlendiren bir doktormuş. İyi bir doktor olmanın 10 adım ötesine geçti hastane değiştirdikten sonra. 

Neyse biz bir gece Defne doymuyor diye bir devam sütü hazırlayıp verdik ve Defne krize girdi nasıl ağlamak, nasıl kötü. Sonra ben kestim gece beslenmesini. 1 gün... 2 gün... 3 gün... 4. gün doktorumu arayıp dedim ki "Devam sütünü de gece beslenmesini de bıraktım ve Defne 3 gecedir kesintisiz uyuyor. 12 de emziriyorum ve 6 da emziriyorum. Bitti..." 
Diş çıkartma dönemine kadar sorunsuz uyudu Defne. 

O gün anladım ki evet iyi bir doktor seçmek gerekiyor ama en iyisini bile seçsen doktoruna doğu bilgileri en detaylı haliyle vermedikten sonra onun doğru teşhisi koyma imkanı yok.
Bebeğimin annesi olmak dışında ona ilk teşhisi koyan doktor da ben olmalıymışım.

Mayıs 2016 Denizli


HERKES KENDİ YATAĞINA

Defne'nin doktoru çok kritik bir şey söylemişti.
"5 ay itibariyle kendi odasında yatacak. Hastalanacak, diş çıkaracak, huzursuz olacak bazı zamanlar ama hep kendi odasında uyuyacak. Gerekirse siz onun odasında yatın ama onu yanınıza alıştırmayın" demişti. Nedeni, nasılı bilmiyorum ama dünyanın en tatlı öğütlerinden biri bu oldu. Defne 5 aylıkken artık iyice algısı açılmıştı. Kendi adıma ben güvenli bağlanmanın çocukla 2 yaşına kadar koyun koyuna yatmak olduğuna inanmıyorum. Güvenli bağlanma konusu gerçekten bir derin kuyu. Düşünsenize 2 çocuğu olan kadınları arka arkaya doğum yapanları. Okuduğum kaynaklarda da bebeğin kendi başına uyuması gerektiği fikri Defne'nin açısından daha doğru geliyor. 
Defne şu an her şeyi anlıyor ve öğreniyor bir çok şey kafasında daha şimdiden şekil alıyor.
Ve BENCE bir çocuğun anne ve baba arasındaki ilişkiyi de öğrenip saygı göstermeyi öğrenmesi gerekiyor. 

Defne bizim kızımız ona olan sevgimiz sonsuz, her ihtiyacı olduğunda onun yanında olacağız. Onunla olan ilişkimiz ayrı, birbirimizle olan ilişkimiz ayrı ve onun bunu fark etmesi gerekiyor. Annenin babayla uyuması normal olan yani alışılmış olan. Çocuk 2 yaşına kadar anneyle uyuduktan sonra bir anda annenin baba ile uyumaya başlaması ile karşı karşıya kalması BENCE daha çok yorucu psikolojik açıdan.

5 ay gibi bir kalıp yok fakat 5 aydan sonra çocuğun algısı değişmeye başlıyor ve alışkanlıklar 5 ay sonrasında oturmaya başlıyor. İlk 3 ay çocuk kucakçı olmaz fakat 3 aydan sonra alışabilir, 5 ay üzerinde mi uyumuş, yatağında mı gökte mi bilmez ama 5 aydan sonra her geçen gün daha çok alışır, alışıyor da. Fark etmesi ile alakalı. Her bebeğin farkındalığı farklı ve bunlar minimum süreler. Biz de mesela 5,5 aylıkken ayırdık odalarımızı çünkü yazlıktayken yapmak yerine kendi evimize geldiğimizde düzenini oturtmak bana daha mantıklı geldi o zaman. Ben her bebeğin kendi ihtiyacı olan anneyi doğurduğuna ve ona yol gösterdiğine kalben inanıyorum. Biz kardeşimle 2 taban tabana zıt insanız ve annem bana bambaşka ona bambaşka bir anneydi ama ikimize de olabilecek en iyi anneydi. Dolayısıyla Defne bizimle asla uyumak istemiyor. Eğer biz yanındaysak oyun oynuyor ve uyumuyordu. Sabah 3e kadar emzik at geri al oynamışlığımız var Emre, Defne ve benim odada.

Tabii ki istisna durumlar oluyor ve kolay bir şey değil. Sürekli gittiğimiz her yere park yatağını taşıyor olmamız bile bir zorluk , başka evlerde misafir olduğumuzda aynı odada yattığımız zamanlar da oldu ama Defne 1-2 kez hariç kendi park yatağında ve kendi saatinde uyudu hep.



Defne 3 aylık Denizli'de bebek arabasın uyuyabiliyorken :)




BİZİM UYKU EĞİTİMİ MACERAMIZ 

Uyku eğitimine gelince ben Defne'ye birden çok kez uyku eğitimi verdim. Önce rutinle başladık farkında olmadan 3. ayda kendi kendine uyuyor ve sabaha kadar uyumaya devam ediyordu sadece müzik açmak yeterliydi.

Sonra başka bir şeyler denedik ama olmadı. Ben bu ağlatarak kısmına hiç girmek istemiyordum fakat Defne 9 aylıktı ve ben çalışıyordum Emre çalışıyordu gece bize yardım eden kimse yoktu. Belimiz, kollarımız her yerimiz ağrıyordu. Alıştırarak ayrılma metodunu denedik, Defne bizimle dalga geçti.
Güvenli bağlanalım dedik Defne 2 kez gecenin bir yarısı bana kafa attı ve dudağımı patlattı.

Bu arada ben sürekli araştırıyordum. Ağlatarak metodunu uygulayan kişilerle konuştum. Çocukları 4-5 yaşlarındaydı ve hiç anlatıldığı gibi özgüvensiz çocuklar değillerdi. Hem ebeveynleri ile hem de okullarında arkadaşları ile iletişimleri çok iyi olan dışa dönük çocuklardı ve demek ki olabiliyordu.

Bana biri dedi ki "9 ay mı? Bak gün geçtikçe eğitime olan direnci artacak ve daha uzun sürecek alışması" Aynı hafta bir gün işten eve geldim Emre hasta yataktan çıkamıyor. Olacak gibi değil ve zaten kararımı vermiştim fakat kararlı duruş sergilemek için ek bir motivasyona ihtiyacım vardı işte o an aradığım motivasyon evin ortasında yatıyordu :)

Her zamanki gibi yemeğimizi yedik, biraz oynadık, banyomuzu yaptık, pijamalar ve loş ışıklar ve sakin müziğimiz Defne'ye taa yeni doğan olduğunda söylediğim gibi " Kızım şimdi uyuyacaksın çok güzel rüyalar göreceksin, ben ve baban sen gerçekten ihtiyacın olduğunda yanında olacağız, iyi uykular" dedim ve öptüm yatağına bıraktım.

Maksimum 26 dakika ağlarmış bebekler bunu bir yerde okumadım bir arkadaşım söyledi.

Defne ilk 18 dakika ağladı ben o arada bulaşık yıkadım.

Defne sustu, merak edip odaya girdiğimde henüz uyumamış hemen kalktı iç ses (F*CK)

Sonra daha kısa ağladı ben buarada duşa girip çıktım 11 dakika civarı sonra bir kaç dakika daha ağladı sonra uyudu.

Ertesi gün daha erken direniş başladı ama kararlıydım. Başladığım şeyi bitirmek zorundaydım. Bir gün öyle bir gün böyle anne mi olurdu, olmazdı. O arkadaşlık olurdu o da iyi bir arkadaş olmazdı zaten. Neyse!

Çok kötü bir şey oldu. 5. dakika falandı Defne'nin ağlama tonu değişti. Hemen içeri girdim kusmuş
Üstünü değiştirdik onu sakinleştirdim ve dedim ki "Bak gerçekten ihtiyacın olduğunda ben yanındayım. Şimdi senin uyku zamanın" Öptüm, kokladım yatağına bıraktım. Daha az ağladı ve uyudu gece ben onu çok kontrol ettim fakat o mışıl mışıl uyuyordu.

Demek ki anne ağlama tonlarını ayırt edebilmek demekti. İhtiyacı olduğunda ağlamaz tezi de böylece çürümüş oldu ;) Bu tez son 6 ayda defalarca çürüdü de çürüdü. Ateşi çıktı ağladı, kaka yaptı ağladı, dişi çıktı ağladı ve ben hep uyku direnişi ağlaması ile bir sorun olma ağlamasını ayırt edebildim.

3. gün sadece 1 sefer 2-3 dakika ve o haftanın sonunda bir kriz olmanın dışında neredeyse hiç ağlamadı.

Defne'nin videolarını ve fotoğraflarını instagramda bolca paylaşıyorum. Anneyle bağlanamayan sorunlu bir tip olmadı şimdilik çok şükür ;)

Yazının bu son noktasına kadar okuduğunuz için çok mutlu oldum.

Uykusuzluk benim için çok zordu. Bol uykulu, tatlı rüyalı huzurlu geceler diliyoruz hepinize

Sevgiler,

eDde's