Aradığınız Neydi?

20 Şubat 2021

Emrivaki ve Ben Büyüdüm Serzenişi

Tarihe not düşmeye geldim 😊

Eskisi gibi yazamasam da yine de kapatamadığım bir yer oldu burası. Neyse hazırsanız başlıyorum...

5 yaş tamamlanmış 6 yaşından gün almış bir çocuk olarak Defne, hayallerini, beklentilerini tabi bununla beraber hedef ve taleplerini de daha bir gür sesle ifade etmeye başlamalıydı. 

Size bu akşam yaşadığımız bir olaydan ufak bir bölümü anlatacağım 🤓

Defne üst kattaki arkadaşlarıyla oynamaya gitmişti. Saat 21:30 civarı Defne’nin gelme saatine yakın apartman için haberleşmek için kullandığımız telefon çaldı.

Önce arkadaşı, sonra Defne bu gece onlarda yatıya kalıp kalamayacağını sordular. Ben de her Türk annesinin kendi annesinden miras aldığı o ihtişamlı cümleyi kurdum “Defne’nin şu an yaptığın şey bir emrivaki ve izin vermiyorum. uyku saatine kadar oynayıp lütfen sonra eve gel” dedim sonraki şeyler gözünüzde kendi çocukluğunuzdan canlandı mı? “Yaaağghh Anneeeğğğğ yıhağğ...” minvalinde bir kaç cümle daha ve o büyük hayal kırıklığı ses tonuyla telefon kapandı 😂

Sonra işte uyku saati Emre Defne’yi aldı geldi. Yatma hazırlıkları esnasında konuyu tekrar Emre de varken gündem yaptım. “Defne sen bugüne kadar hiç arkadaşında kalmadın ve bu önemli bir konu. Bu ve bu gibi konuları sadece benle ve telefonda değil babanın da olduğu ortamlarda birlikte konuşup karar vermeliyiz. Yine cevabımız hayır olur büyük ihtimalle ama” dedim ve istemsiz bir sırıtış yayıldı yüzüme 😌

Bundan sonrası işin efsane olan kısmı. Defne bir eli belinde “Ama anne ben artık 5 yaşındayım 10 yaşıma gelmeme çok az kaldı ve arkadaşımda kalmaya karar vermek benim hakkım” dedi 

Önce tüm zorluğuna rağmen dayanabildiğim kadar dayandım ama Defne’nin dudak bükme surat ifadesi ve saçlarını savurup gitmesiyle tüm ciddiyetim bozuldu ve o meşhur “şu an sinirden gülüyorum” kahkahasını patlattım 🤣🤣 10 yaşına az kalmışmış 🤣🤣🤣

17 Ocak 2021

Yorgun, Mutsuz ve Öfkeli Ebeveynler Kulübü

 11 Eylül 2020 


Evden çalışmaya geri döndük bir süredir. 

Bu sefer çalışma alanı olarak korkunç sıcaklarda geçtiği ve salon bunaltıcı olduğu için evin gölge olan ve apartmanlar tarafına bakan iç balkonunu seçtim.

Çoğunlukla kulaklığı takıp ful konsantre çalışsam da zaman zaman kulaklıksız takıldığım ve etraftaki seslere kendimi açtığım zamanlarda oluyor işte.

Dündü sanırım üst katlardan bir balkondan annenin sesini duyuyorum. 

"Bak çocuğum bu öfke iyi değil, sonra ilerleyen zamanlarda hep sorun yaşarsın. İşyerinde ne yapacaksın?"

diyor. Bir an için seviniyorum. Çocuğun sesi hiç yok buarada. Kaç yaşında? Ne diyor o an? Niye bu konuşma yaşanıyor bir fikrim yok ama annenin yol gösterici sesleri o an için iyi geliyor. Derken anne küfür etmeye başlıyor. "S.ktir G.t. Seni evden kovarım bak. Sokakta yaşarsın aklın başına gelir" Nasıl avaz avaz bir ton bütün sitede yankı yapıyor sesi. Çocuğun hala sesi yok. 

O zaman başka bir pencere açılıyor. Çocuğun sesini duymuyorsam anne kadar bağırmıyor ve sesi çıkmıyor demektir. Evde gerçekten karanlık bir öfke var ve öfkenin karanlığı herkesi vuruyor.

Bugün de bir başka balkon bir başka anne EBA'dan ders çalışıyor çocuk anne evi temizliyor, balkon yıkıyor o esnada da bu seferki çocuk küçük muhtemelen ilkokul. Destek istiyor ama annenin iş listesi uzun. Normal şartlar altında çocuk okulda olacaktı anne de işlerini yapacak belki bir dinlendirici kahve içecekti.

Çok zor çok, pandemi gerginliği, ekonomik gerginlikler, ağır iş yükleri, ağır psikolojik yükler, herkes öfkeli. Öfkeli olmayanlar bile öfkeliyken çocuklar ne yapsın. 

Hepimiz gerginiz hepimizin desteğe ihtiyacı var bu zor zamanlarda.


17.01.2020

Bugün de dışarıdan biri bizi dinliyorsa;

Kendi sesim "Defne yeter artık herkes yemeğini yedi kalktı sofradan, bulaşıklar yıkandı, masa toplantdı hala tabağın olduğu gibi duruyor... Çok geliyorsa çok de doyduysan doydum işkence gibi bu sessiz direniş..." 

"Daha şimdi her yeri topladım, nasıl yine her yer darma duman olabilir gerçekten oyuncaklarını toplayıp hepsini hayır için dağıtacağım yıldım dağınıklık toplamaktan."

Defne: Ben nasıl toplayayım hepsini 20 tane kolum mu var benim?

Duygu: Dağıtırken maşallah ahtapot misali kaç kolla dağıtıyorsan o kollarla toplarsın canım... Ben 40 ayak mıyım acaba?


Salgının hastalık kısmı ayrı zorken, bir de bu iç içe fazla birbirimize maruz kaldığımız evlerimizde, nefes alabileceğimiz bir ortam bulamaz, yürümek için çıktığımız kısa turlarda bile mahkum olduğumuz maskelerimizle sanki her şey yolundaymış gibi sürüklediğimiz hayatlarımız çok çok zorluyor hepimizi.

Haftaiçi saat sınırı kalmayan işlerimiz haftasonuna, haftasonu molalarımız da sokağa çıkma yasaklarına takıldı.

Yine de bir şekilde iyi olma halini korumaya çalışıyoruz sanırım..


Mış gibi yapa yapa iyileşeceğiz sonunda...

Diren umutlu olma hali...